Netfener

bulunmak

Türkçe → İngilizce: bulunmak

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
(beklenmedik biçimde) ortaya çıkmak, bulunmak; gelmek; (sth) bulmak

Akademik karşılığı: appear; be found

turn up phrasal verb
Örnek cümle

The missing documents turned up in an old filing cabinet.

Kayıp belgeler eski bir dosya dolabında ortaya çıktı.

Anlamında "bulunmak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Everyone contributed to the project.

Herkes projeye katkıda bulundu.

2Genel
Örnek cümle

Let's not speculate about the cause.

Neden hakkında tahmin yürütmeyelim.

3Genel
Örnek cümle

Scientists hypothesise that the virus came from bats.

Bilim insanları virüsün yarasalardan geldiğini varsayıyor.

4Genel
Örnek cümle

We can't extrapolate from such a small study.

Bu kadar küçük bir çalışmadan genelleme yapamayız.

5Genel
Örnek cümle

Stress contributes to heart disease.

Stres kalp hastalığına katkıda bulunur.

6Kalıp
Örnek cümle

I'd like to make a complaint about the service.

Hizmetle ilgili şikâyette bulunmak istiyorum.

7Kalıp
Örnek cümle

Stress contributes to heart disease.

Stres kalp hastalığına katkıda bulunur.

8Kalıp
Örnek cümle

Everyone made a contribution to the project.

Herkes projeye katkıda bulundu.

9Kalıp
Örnek cümle

He lodged a complaint with the airline.

Havayoluna resmi şikâyette bulundu.

10Kalıp
Örnek cümle

Colleagues paid tribute to her work.

Meslektaşları çalışmalarını övdü.

11Phrasal Verb
(güvenli, kuytu bir yere) saklamak, koymak; (be tucked away) kuytuda bulunmak

Akademik karşılığı: store; hide

tuck away sth phrasal verb
Örnek cümle

The village is tucked away in a narrow valley.

Köy dar bir vadinin kuytusunda bulunuyor.

12Phrasal Verb
(birinden bir şey yapmasını) istemek, çağrıda bulunmak; ziyaret etmek

Akademik karşılığı: urge; visit

call on sb phrasal verb
Örnek cümle

The UN called on both sides to stop the fighting.

BM her iki tarafa da çatışmayı durdurma çağrısında bulundu.

13Phrasal Verb
(ortak bir amaca) para katkısında bulunmak; söze karışmak

Akademik karşılığı: contribute

chip in phrasal verb
Örnek cümle

Local businesses chipped in to rebuild the damaged school.

Yerel işletmeler hasar gören okulu yeniden inşa etmek için katkıda bulundu.

14Phrasal Verb
feed into sth phrasal verb
Örnek cümle

Public opinion surveys feed into government policy.

Kamuoyu araştırmaları hükümet politikasına girdi sağlıyor.

15Phrasal Verb
(bir sonuca) katkıda bulunmak, yol açmak; (bir yere) yönelmek

Akademik karşılığı: contribute to; head for

make for sth phrasal verb
Örnek cümle

Clear instructions make for a safer workplace.

Açık talimatlar daha güvenli bir iş yerine katkıda bulunur.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.