başarılı
Türkçe → İngilizce: başarılı
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe's a successful businessman. Başarılı bir iş insanı. |
Anlamında "başarılı" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe song was a huge hit. Şarkı büyük bir hit oldu. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleShe succeeded in passing the exam. Sınavı geçmeyi başardı. İpucu: succeed in + -ing |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleShe did well in her exams. Sınavlarında başarılı oldu. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (aniden) başarılı olmak, hızla yaygınlaşmak; havalanmak; (sth) çıkarmak Akademik karşılığı: succeed; depart | take off phrasal verb Örnek cümleOnline learning really took off when schools were forced to close. Okullar kapanmak zorunda kalınca çevrim içi eğitim gerçekten hızla yaygınlaştı. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | get ahead phrasal verb Örnek cümleMany believe that a university degree is necessary to get ahead. Pek çok kişi ilerlemek için üniversite diplomasının gerekli olduğuna inanıyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.