Netfener

bakmak

Türkçe → İngilizce: bakmak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Look at the board.

Tahtaya bakın.

2Genel
Örnek cümle

I overlooked a small mistake.

Küçük bir hatayı gözden kaçırdım.

3Phrasal Verb
Örnek cümle

Can you look after my cat?

Kedime bakabilir misin?

4Phrasal Verb
Örnek cümle

Nurses take care of patients.

Hemşireler hastalarla ilgilenir.

5Phrasal Verb
(sözlükte) bakmak
look up phrasal verb
Örnek cümle

I looked up the word online.

Kelimeye internetten baktım.

6Phrasal Verb
(sözlükte, kaynakta) bakmak, aramak; (look up) iyiye gitmek

Akademik karşılığı: consult; improve

look up sth phrasal verb
Örnek cümle

Students are encouraged to look up unfamiliar terms in a specialist dictionary.

Öğrencilerin bilmedikleri terimlere uzmanlık sözlüğünden bakmaları teşvik ediliyor.

7Phrasal Verb
(birine) bakmak; (bir şeyi) sevmek, hoşlanmak

Akademik karşılığı: look after; like

care for sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Many adults care for elderly parents while working full-time.

Pek çok yetişkin tam zamanlı çalışırken yaşlı ebeveynlerine bakıyor.

8Phrasal Verb
attend to sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Nurses attended to the injured as soon as they arrived.

Hemşireler yaralılar gelir gelmez onlarla ilgilendi.

Anlamında "bakmak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Taste the soup.

Çorbanın tadına bak.

2Genel
Örnek cümle

It's rude to stare at people.

İnsanlara gözünü dikip bakmak kabalıktır.

3Genel
Örnek cümle

She glanced at her watch.

Saatine şöyle bir baktı.

4Genel
Örnek cümle

She gazed out of the window.

Pencereden dışarı dalıp baktı.

5Genel
Örnek cümle

He glared at me across the table.

Masanın karşısından bana öfkeyle baktı.

6Genel
Örnek cümle

She peered into the dark room.

Karanlık odaya gözlerini kısarak baktı.

7Genel
Örnek cümle

Don't peek at the answers!

Cevaplara gizlice bakma!

8Phrasal Verb
Örnek cümle

Don't look down on people with less money.

Daha az parası olan insanları küçümseme.

9Phrasal Verb
(geçici olarak) birinin yerine bakmak, işini yapmak

Akademik karşılığı: substitute for

fill in for sb phrasal verb
Örnek cümle

A retired teacher filled in for her while she was on leave.

O izindeyken emekli bir öğretmen onun yerine derslere girdi.

10Phrasal Verb
(geçmişe) dönüp bakmak, hatırlamak

Akademik karşılığı: recall; reflect on

look back on sth phrasal verb
Örnek cümle

Many people look back on their school years with nostalgia.

Pek çok insan okul yıllarını özlemle hatırlıyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.