Netfener

look

İngilizce → Türkçe: look

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

Look at the board.

Tahtaya bakın.

"look" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

You look like your mother.

Annene benziyorsun.

2Kalıp
Örnek cümle

In his suit, he really looks the part.

Takım elbisesiyle gerçekten rolüne uygun görünüyor.

3Kalıp
Örnek cümle

I look forward to hearing from you soon.

Yakında yanıtınızı bekliyorum.

4Phrasal Verb
look for phrasal verb
Örnek cümle

I'm looking for my keys.

Anahtarlarımı arıyorum.

5Phrasal Verb
Örnek cümle

Can you look after my cat?

Kedime bakabilir misin?

6Phrasal Verb
Örnek cümle

I'm looking forward to the holiday.

Tatili dört gözle bekliyorum.

İpucu: Arkasından isim ya da -ing gelir.

7Phrasal Verb
Örnek cümle

I've always looked up to my uncle.

Amcamı hep örnek aldım.

8Phrasal Verb
look up phrasal verb
(sözlükte) bakmak
Örnek cümle

I looked up the word online.

Kelimeye internetten baktım.

9Phrasal Verb
Örnek cümle

Don't look down on people with less money.

Daha az parası olan insanları küçümseme.

10Phrasal Verb
look into phrasal verb
Örnek cümle

We'll look into your complaint.

Şikâyetinizi inceleyeceğiz.

11Phrasal Verb
look over sth phrasal verb
(hızlıca) gözden geçirmek, kontrol etmek

Akademik karşılığı: examine; check

Örnek cümle

Could you look over my essay before I submit it?

Teslim etmeden önce makaleme bir göz atabilir misin?

12Phrasal Verb
look through sth phrasal verb
(göz gezdirerek) incelemek, karıştırmak

Akademik karşılığı: scan

Örnek cümle

She looked through hundreds of photographs to find the right image.

Doğru görüntüyü bulmak için yüzlerce fotoğrafa göz gezdirdi.

13Phrasal Verb
look up sth phrasal verb
(sözlükte, kaynakta) bakmak, aramak; (look up) iyiye gitmek

Akademik karşılığı: consult; improve

Örnek cümle

Students are encouraged to look up unfamiliar terms in a specialist dictionary.

Öğrencilerin bilmedikleri terimlere uzmanlık sözlüğünden bakmaları teşvik ediliyor.

14Phrasal Verb
look down on sb/sth phrasal verb
(birini) küçük görmek, hor görmek

Akademik karşılığı: despise; scorn

Örnek cümle

Some people still look down on manual work.

Bazı insanlar hâlâ bedensel emeği küçük görüyor.

15Phrasal Verb
look up to sb phrasal verb
(birine) hayranlık duymak, örnek almak

Akademik karşılığı: admire; respect

Örnek cümle

Many young athletes look up to her as a role model.

Pek çok genç sporcu onu bir rol model olarak örnek alıyor.

16Phrasal Verb
look back on sth phrasal verb
(geçmişe) dönüp bakmak, hatırlamak

Akademik karşılığı: recall; reflect on

Örnek cümle

Many people look back on their school years with nostalgia.

Pek çok insan okul yıllarını özlemle hatırlıyor.

17Phrasal Verb
look forward to sth phrasal verb
(bir şeyi) dört gözle beklemek, sabırsızlıkla beklemek

Akademik karşılığı: anticipate

Örnek cümle

Researchers are looking forward to the results of the next phase.

Araştırmacılar bir sonraki aşamanın sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.