Netfener

beklemek

Türkçe → İngilizce: beklemek

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Wait for me!

Beni bekle!

İpucu: “for” ile kullanılır: wait for the bus.

2Genel
beklemek (olasılık)
Örnek cümle

I expect it will rain.

Yağmur yağacağını tahmin ediyorum.

3Phrasal Verb
beklemek; dayanmak, tutunmak; (hold on to sth) elde tutmak

Akademik karşılığı: wait; persist

hold on phrasal verb
Örnek cümle

The small shop managed to hold on through two economic crises.

Küçük dükkan iki ekonomik krize rağmen ayakta kalmayı başardı.

4Phrasal Verb
beklemek; (hang on to sth) sıkıca tutmak, elden çıkarmamak

Akademik karşılığı: wait; retain

hang on phrasal verb
Örnek cümle

Investors hung on to their shares, hoping prices would recover.

Yatırımcılar fiyatların toparlanacağını umarak hisselerini elden çıkarmadı.

Anlamında "beklemek" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
Örnek cümle

I'm looking forward to the holiday.

Tatili dört gözle bekliyorum.

İpucu: Arkasından isim ya da -ing gelir.

2Phrasal Verb
(bir şeyi) dört gözle beklemek, sabırsızlıkla beklemek

Akademik karşılığı: anticipate

look forward to sth phrasal verb
Örnek cümle

Researchers are looking forward to the results of the next phase.

Araştırmacılar bir sonraki aşamanın sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.