Netfener

dayanmak

Türkçe → İngilizce: dayanmak

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
beklemek; dayanmak, tutunmak; (hold on to sth) elde tutmak

Akademik karşılığı: wait; persist

hold on phrasal verb
Örnek cümle

The small shop managed to hold on through two economic crises.

Küçük dükkan iki ekonomik krize rağmen ayakta kalmayı başardı.

2Phrasal Verb
(…e) dayanmak, (…den) kalmak

Akademik karşılığı: originate

date back to sth phrasal verb
Örnek cümle

The earliest written records in the region date back to 3000 BC.

Bölgedeki en eski yazılı kayıtlar MÖ 3000'e dayanıyor.

3Phrasal Verb
rely on sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Many rural clinics rely on volunteers to stay open.

Kırsal kliniklerin çoğu açık kalabilmek için gönüllülere dayanıyor.

4Phrasal Verb
(güçlü birine) karşı durmak; (bir şeye) dayanmak

Akademik karşılığı: resist; withstand

stand up to sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Few journalists dared to stand up to the regime.

Rejime karşı durmaya cesaret eden gazeteci azdı.

Anlamında "dayanmak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Kalıp
Örnek cümle

Can the boxer go the distance?

Boksör sonuna kadar dayanabilecek mi?

2Phrasal Verb
rest on sth phrasal verb
Örnek cümle

The theory rests on the assumption that people act rationally.

Teori, insanların akılcı davrandığı varsayımına dayanıyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.