Netfener

birikmek

Türkçe → İngilizce: birikmek

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Pressure is mounting on the government.

Hükümet üzerindeki baskı artıyor.

2Phrasal Verb
(yavaş yavaş) birikmek, artmak; (sth) geliştirmek, güçlendirmek

Akademik karşılığı: accumulate; develop

build up phrasal verb
Örnek cümle

Toxic chemicals can build up in the bodies of fish over many years.

Zehirli kimyasallar yıllar içinde balıkların vücudunda birikebilir.

3Phrasal Verb
(iş, borç, atık) yığılmak, birikmek

Akademik karşılığı: accumulate

pile up phrasal verb
Örnek cümle

Unpaid bills piled up while the business struggled to survive.

İşletme ayakta kalmaya çalışırken ödenmemiş faturalar yığıldı.

4Phrasal Verb
(yavaş yavaş) artmak, birikmek

Akademik karşılığı: increase

mount up phrasal verb
Örnek cümle

The costs of the delay began to mount up as the months passed.

Aylar geçtikçe gecikmenin maliyetleri birikmeye başladı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.