bozmak
Türkçe → İngilizce: bozmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWho broke the window? Pencereyi kim kırdı? |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb bir kenara ayırmak (para, zaman); göz ardı etmek; (kararı) bozmak Akademik karşılığı: reserve; disregard; overturn | set aside sth phrasal verb Örnek cümleThe court set aside the earlier ruling and ordered a new trial. Mahkeme önceki kararı bozdu ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. |
Anlamında "bozmak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | get down sb phrasal verb Örnek cümleThe long, dark winters can get people down. Uzun ve karanlık kışlar insanların moralini bozabilir. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.