deal
İngilizce → Türkçe: deal
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWe made a deal with a new supplier. Yeni bir tedarikçiyle anlaşma yaptık. |
"deal" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWorking weekends is a deal-breaker for me. Hafta sonu çalışmak benim için anlaşmayı bozan bir şart. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThey struck a deal after hours of talks. Saatlerce süren görüşmelerden sonra anlaşma yaptılar. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleThe manager will deal with your complaint. Müdür şikâyetinizle ilgilenecek. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb deal with sth phrasal verb | Örnek cümleThe new law deals with the problem of online harassment. Yeni yasa çevrim içi taciz sorununu ele alıyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.