Netfener

göz

Türkçe → İngilizce: göz

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

She has green eyes.

Yeşil gözleri var.

Anlamında "göz" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

We're considering moving to Izmir.

İzmir'e taşınmayı düşünüyoruz.

İpucu: consider + -ing

2Genel
Örnek cümle

She glanced at her watch.

Saatine şöyle bir baktı.

3Genel
Örnek cümle

Make eye contact with the examiner.

Sınav görevlisiyle göz teması kur.

4Genel
Örnek cümle

Given that it's raining, let's stay in.

Yağmur yağdığı göz önüne alınırsa, evde kalalım.

5Genel
Örnek cümle

The poster has an eye-catching design.

Afişin göz alıcı bir tasarımı var.

6Genel
Örnek cümle

Learning a new language can be daunting.

Yeni bir dil öğrenmek göz korkutucu olabilir.

7Genel
Örnek cümle

The snow was dazzling in the sun.

Kar güneşte göz kamaştırıcıydı.

8Kalıp
Örnek cümle

Can you keep an eye on my bag?

Çantama göz kulak olur musun?

9Kalıp
Örnek cümle

All things considered, it was a good year.

Her şey göz önüne alındığında iyi bir yıldı.

10Kalıp
Örnek cümle

After a long trip, home is a sight for sore eyes.

Uzun bir yolculuktan sonra evi görmek ne güzel.

11Kalıp
Örnek cümle

With this in mind, we changed the plan.

Bunu göz önünde bulundurarak planı değiştirdik.

12Kalıp
Örnek cümle

The authorities turned a blind eye to it.

Yetkililer buna göz yumdu.

13Kalıp
Örnek cümle

The keys were in plain sight.

Anahtarlar göz önündeydi.

14Phrasal Verb
set aside sth phrasal verb
Örnek cümle

The court set aside the earlier ruling and ordered a new trial.

Mahkeme önceki kararı bozdu ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetti.

15Phrasal Verb
(kısaltma) …in yerine geçmek, anlamına gelmek; savunmak; (genellikle olumsuz) göz yummak

Akademik karşılığı: represent; tolerate

stand for sth phrasal verb
Örnek cümle

WHO stands for the World Health Organization.

WHO, Dünya Sağlık Örgütü'nün kısaltmasıdır.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.