Netfener

girmek

Türkçe → İngilizce: girmek

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Please knock before you enter.

Girmeden önce lütfen kapıyı çal.

2Phrasal Verb
(ayrıntılı) ele almak, incelemek; (bir mesleğe) girmek

Akademik karşılığı: examine

go into sth phrasal verb
Örnek cümle

The report does not go into the reasons for the delay.

Rapor gecikmenin nedenlerini ayrıntılı ele almıyor.

3Phrasal Verb
(bilgiyi klavyeyle) girmek, yazmak

Akademik karşılığı: enter; type

key in sth phrasal verb
Örnek cümle

Customers key in their personal number to access their accounts.

Müşteriler hesaplarına erişmek için kişisel numaralarını giriyor.

4Phrasal Verb
(bir yere zorla) girmek; (yeni bir pazara) girmek

Akademik karşılığı: burgle; enter

break into sth phrasal verb
Örnek cümle

The company is trying to break into the Asian market.

Şirket Asya pazarına girmeye çalışıyor.

5Phrasal Verb
enter into sth phrasal verb
Örnek cümle

The two companies entered into a long-term partnership.

İki şirket uzun vadeli bir ortaklığa girdi.

Anlamında "girmek" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Someone hacked my email account.

Biri e-posta hesabımı hackledi.

2Kalıp
riske girmek (birini savunmak için)
Örnek cümle

She stuck her neck out for me.

Benim için riske girdi.

3Kalıp
Örnek cümle

She went to great lengths to help us.

Bize yardım etmek için çok zahmete girdi.

4Kalıp
Örnek cümle

They tied the knot in June.

Haziranda dünyaevine girdiler.

5Phrasal Verb
come in phrasal verb
Örnek cümle

Come in and sit down.

İçeri gir ve otur.

6Phrasal Verb
queue up phrasal verb
Örnek cümle

We queued up for an hour.

Bir saat sırada bekledik.

7Phrasal Verb
(bir duruma) müdahale etmek, devreye girmek

Akademik karşılığı: intervene

step in phrasal verb
Örnek cümle

The government stepped in to prevent the bank from collapsing.

Hükümet bankanın çökmesini önlemek için devreye girdi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.