Netfener

başlamak

Türkçe → İngilizce: başlamak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

The film starts at eight.

Film sekizde başlıyor.

2Genel
Örnek cümle

The lesson begins at nine.

Ders dokuzda başlıyor.

3Genel
başlamak (resmi)
Örnek cümle

The ceremony will commence at ten.

Tören saat onda başlayacaktır.

4Kalıp
Örnek cümle

It took a year to get the business off the ground.

İşi rayına oturtmak bir yıl sürdü.

5Phrasal Verb
(hobiye) başlamak
take up phrasal verb
Örnek cümle

I took up yoga last year.

Geçen yıl yogaya başladım.

6Phrasal Verb
embark on sth phrasal verb
Örnek cümle

The country embarked on an ambitious programme of economic reform.

Ülke, iddialı bir ekonomik reform programına girişti.

7Phrasal Verb
take up sth phrasal verb
Örnek cümle

Many retired teachers take up voluntary work in their communities.

Emekli öğretmenlerin çoğu, yaşadıkları yerde gönüllü çalışmaya başlar.

8Phrasal Verb
başlamak; (sth) başlatmak

Akademik karşılığı: start

kick off phrasal verb
Örnek cümle

The conference kicked off with a debate on renewable energy.

Konferans, yenilenebilir enerji üzerine bir tartışmayla başladı.

9Phrasal Verb
(bir şekilde) başlamak, işe koyulmak

Akademik karşılığı: begin

start off phrasal verb
Örnek cümle

The study started off as a small survey of local schools.

Çalışma, yerel okullarla ilgili küçük bir anket olarak başladı.

10Phrasal Verb
(birini, bir şeyi) çabucak sevmek, benimsemek; (bir alışkanlığa) başlamak

Akademik karşılığı: like; adopt

take to sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Children usually take to tablets very quickly.

Çocuklar tabletleri genellikle çok çabuk benimser.

11Phrasal Verb
enter into sth phrasal verb
Örnek cümle

The two companies entered into a long-term partnership.

İki şirket uzun vadeli bir ortaklığa girdi.

Anlamında "başlamak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Kalıp
Örnek cümle

She burst into tears when she heard the news.

Haberi duyunca ağlamaya başladı.

2Phrasal Verb
tuck in phrasal verb
Örnek cümle

Dinner's ready — tuck in!

Yemek hazır, buyurun başlayın!

3Phrasal Verb
flare up phrasal verb
Örnek cümle

Tensions flared up again.

Gerginlik yeniden alevlendi.

4Phrasal Verb
set in phrasal verb
Örnek cümle

Farmers must harvest the crops before winter sets in.

Çiftçiler kış bastırmadan önce ürünleri hasat etmelidir.

5Phrasal Verb
warm to sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Voters slowly warmed to the new candidate.

Seçmenler yeni adaya yavaş yavaş ısındı.

6Phrasal Verb
go off sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Many consumers have gone off sugary drinks.

Pek çok tüketici şekerli içeceklerden soğudu.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.