içinde
Türkçe → İngilizce: içinde
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe keys are in my bag. Anahtarlar çantamda. |
Anlamında "içinde" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleShe has a hands-on management style. İşin içinde olan bir yönetim tarzı var. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleI'm ambivalent about moving abroad. Yurt dışına taşınma konusunda ikircikliyim. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleJubilant fans filled the streets. Coşkulu taraftarlar sokakları doldurdu. |
| 4 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleHis future hangs in the balance. Geleceği pamuk ipliğine bağlı. |
| 5 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleHe has a chip on his shoulder about his education. Eğitimi konusunda içinde bir ukde var. |
| 6 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleWe sweated blood to finish on time. Zamanında bitirmek için kan ter içinde çalıştık. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.