Netfener

kabul

Türkçe → İngilizce: kabul

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Teenagers seek validation from their peers.

Gençler akranlarından onay görmek ister.

Anlamında "kabul" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

She accepted the job offer.

İş teklifini kabul etti.

2Genel
Örnek cümle

I admit I was wrong.

Yanıldığımı kabul ediyorum.

3Genel
Örnek cümle

I didn't recognise you with short hair.

Kısa saçla seni tanıyamadım.

4Genel
Örnek cümle

He acknowledged that he was wrong.

Yanıldığını kabul etti.

5Genel
Örnek cümle

The delay is completely unacceptable.

Gecikme tamamen kabul edilemez.

6Genel
kabul etmek (istemeyerek)
Örnek cümle

He conceded that she had a point.

Onun haklı olduğunu kabul etti.

7Genel
Örnek cümle

The truth was unpalatable.

Gerçek kabul edilmesi zor bir şeydi.

8Genel
Örnek cümle

I didn't recognize him at first.

İlk başta onu tanımadım.

9Kalıp
Örnek cümle

I'm happy to accept your invitation.

Davetinizi memnuniyetle kabul ediyorum.

10Kalıp
Örnek cümle

Let's face it, we're not going to win.

Kabul edelim, kazanamayacağız.

11Kalıp
Örnek cümle

She pleaded guilty to theft.

Hırsızlık suçunu kabul etti.

12Kalıp
Örnek cümle

It is widely acknowledged that sleep aids memory.

Uykunun hafızaya yardımcı olduğu genel kabul görmektedir.

13Phrasal Verb
(mesajı) anlatabilmek, kabul ettirmek

Akademik karşılığı: communicate

get across sth phrasal verb
Örnek cümle

The campaign failed to get its message across to young voters.

Kampanya mesajını genç seçmenlere iletemedi.

14Phrasal Verb
fall in with sth phrasal verb
Örnek cümle

The smaller parties fell in with the government's plans.

Küçük partiler hükümetin planlarına uydu.

15Phrasal Verb
geri çevirmek, kabul etmemek; (yüzünü) çevirmek

Akademik karşılığı: reject; refuse entry

turn away sb phrasal verb
Örnek cümle

Hundreds of patients were turned away because the hospital was full.

Hastane dolu olduğu için yüzlerce hasta geri çevrildi.

16Phrasal Verb
(önce karşıyken) bir görüşü sonunda kabul etmek

Akademik karşılığı: be persuaded

come round to sth phrasal verb
Örnek cümle

Many sceptics have come round to the idea of electric cars.

Pek çok şüpheci sonunda elektrikli araç fikrini benimsedi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.