korumak
Türkçe → İngilizce: korumak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe law protects wild animals. Yasa vahşi hayvanları korur. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleWe must preserve old buildings. Eski binaları korumalıyız. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleWe must safeguard children online. Çocukları internette korumalıyız. |
| 4 | Genel | Genel | maintain fiil Örnek cümleIt is hard to maintain motivation. Motivasyonu sürdürmek zordur. |
| 5 | Genel | Genel | retain fiil Örnek cümleReviews help you retain new words. Tekrarlar yeni kelimeleri akılda tutmana yardımcı olur. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | keep up sth phrasal verb Örnek cümleIt is difficult for small firms to keep up the pace of technological change. Küçük firmaların teknolojik değişimin hızını korumaları zordur. |
Anlamında "korumak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleDon't mollycoddle him — let him try. Onu el bebek gül bebek büyütme, denemesine izin ver. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb geciktirmek, aksatmak; ayakta tutmak, desteklemek; (hold up) geçerliliğini korumak Akademik karşılığı: delay; support | hold up sth phrasal verb Örnek cümleConstruction was held up by a shortage of steel. İnşaat çelik sıkıntısı yüzünden aksadı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.