Netfener

serbest

Türkçe → İngilizce: serbest

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

The museum is free on Sundays.

Müze pazar günleri ücretsiz.

2Genel
serbest (proje bazlı)
Örnek cümle

He's a freelance translator.

Serbest çevirmen.

3Genel
Örnek cümle

Many musicians work in the gig economy.

Birçok müzisyen geçici işlerle çalışıyor.

Anlamında "serbest" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

She's self-employed and works from home.

Serbest çalışıyor ve evden çalışıyor.

2Genel
Örnek cümle

The countries signed a free trade agreement.

Ülkeler serbest ticaret anlaşması imzaladı.

3Genel
serbest gezen (hayvan)
Örnek cümle

We buy free-range eggs.

Gezen tavuk yumurtası alıyoruz.

4Genel
Örnek cümle

They have a permissive parenting style.

Müsamahakâr bir ebeveynlik tarzları var.

5Phrasal Verb
(sırrı) ağzından kaçırmak; (ses) çıkarmak; serbest bırakmak

Akademik karşılığı: disclose; release

let out sth phrasal verb
Örnek cümle

Someone let out the news before the official announcement.

Biri resmi açıklamadan önce haberi ağzından kaçırdı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.