tükenmek
Türkçe → İngilizce: tükenmek
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleWe've run out of milk. Sütümüz bitti. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleIf you work like this, you'll burn out. Böyle çalışırsan tükenirsin. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | run out (of sth) phrasal verb Örnek cümleThe expedition had to return early because it ran out of fresh water. Keşif ekibi temiz suyu tükendiği için erken dönmek zorunda kaldı. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | run down phrasal verb Örnek cümleThe government was accused of running down public services. Hükümet kamu hizmetlerini zayıflatmakla suçlandı. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | burn out phrasal verb Örnek cümleDoctors who work long night shifts are at greater risk of burning out. Uzun gece vardiyalarında çalışan doktorlar tükenmişlik açısından daha büyük risk altındadır. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (kaynak, güç) tükenmek; (makine) bozulmak; (sth) dağıtmak; (ses, ısı) yaymak Akademik karşılığı: run out; distribute | give out phrasal verb Örnek cümleAfter weeks without rain, the village's water supply finally gave out. Haftalarca yağmur yağmayınca köyün suyu sonunda tükendi. |
Anlamında "tükenmek" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | die out phrasal verb Örnek cümleHundreds of languages are expected to die out within this century. Bu yüzyıl içinde yüzlerce dilin yok olması bekleniyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.