Netfener

uzun

Türkçe → İngilizce: uzun

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

It's a long road.

Uzun bir yol.

Anlamında "uzun" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

My brother is very tall.

Ağabeyim çok uzun boylu.

İpucu: İnsanlar ve binalar için “tall”, nesneler için “long”.

2Genel
Örnek cümle

The speech was long-winded.

Konuşma uzun ve sıkıcıydı.

3Genel
Örnek cümle

What are your long-term goals?

Uzun vadeli hedeflerin neler?

4Genel
Örnek cümle

The jury deliberated for two days.

Jüri iki gün müzakere etti.

5Genel
Örnek cümle

Sleep moves facts into long-term memory.

Uyku bilgileri uzun süreli belleğe aktarır.

6Genel
Örnek cümle

They have a long-standing rivalry.

Uzun süredir devam eden bir rekabetleri var.

7Genel
Örnek cümle

She strode confidently to the stage.

Sahneye kendinden emin adımlarla yürüdü.

8Genel
Örnek cümle

She gazed out of the window.

Pencereden dışarı dalıp baktı.

9Genel
Örnek cümle

After protracted negotiations, they agreed.

Uzun süren müzakerelerden sonra anlaştılar.

10Genel
Örnek cümle

The model was tall and willowy.

Model uzun ve narindi.

11Genel
Örnek cümle

He's a lanky teenager.

Sırık gibi bir genç.

12Genel
Örnek cümle

Diet may explain their longevity.

Beslenme uzun ömürlerini açıklayabilir.

13Genel
Örnek cümle

Long-range forecasts are less accurate.

Uzun vadeli tahminler daha az isabetlidir.

14Kalıp
Örnek cümle

Studying every day pays off in the long run.

Her gün çalışmak uzun vadede karşılığını verir.

15Phrasal Verb
mull over phrasal verb
Örnek cümle

I'm still mulling over his offer.

Hâlâ teklifi üzerinde düşünüyorum.

16Phrasal Verb
(bir konuda) uzun uzun konuşmak
Örnek cümle

He held forth on politics all evening.

Bütün akşam siyaset hakkında uzun uzun konuştu.

17Phrasal Verb
drone on phrasal verb
Örnek cümle

The lecturer droned on for two hours.

Hoca iki saat boyunca tekdüze şekilde konuştu.

18Phrasal Verb
(bir konunun) üzerinde uzun uzun durmak, takılıp kalmak

Akademik karşılığı: linger over

dwell on sth phrasal verb
Örnek cümle

The novel dwells on the narrator's childhood memories.

Roman, anlatıcının çocukluk anıları üzerinde uzun uzun duruyor.

19Phrasal Verb
(bir konuda) uzun uzun, ahkâm keserek konuşmak

Akademik karşılığı: lecture; expound

hold forth (on sth) phrasal verb
Örnek cümle

At dinner, the professor held forth on the history of the city.

Yemekte profesör şehrin tarihi hakkında uzun uzun konuştu.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.