work
İngilizce → Türkçe: work
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI work in an office. Bir ofiste çalışıyorum. |
"work" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI did two weeks' work experience at a bank. Bir bankada iki haftalık staj yaptım. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleI want a better work-life balance. Daha iyi bir iş-özel hayat dengesi istiyorum. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleRemote work saves commuting time. Uzaktan çalışma yol zamanından tasarruf ettirir. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleShe has a strong work ethic. Güçlü bir iş ahlakı var. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleI work out at the gym. Spor salonunda antrenman yaparım. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleI'm working on my pronunciation. Telaffuzum üzerinde çalışıyorum. |
| 7 | Phrasal Verb | Phrasal Verb work out sth phrasal verb | (problemi) çözmek; hesaplamak; (plan) geliştirmek; (work out) iyi sonuçlanmak Akademik karşılığı: solve; calculate Örnek cümleScientists worked out the age of the rock by measuring its radioactive elements. Bilim insanları kayanın yaşını radyoaktif elementlerini ölçerek hesapladı. |
| 8 | Phrasal Verb | Phrasal Verb work through sth phrasal verb | Örnek cümleTherapy can help people work through painful memories. Terapi, insanların acı veren anılarla adım adım yüzleşmesine yardımcı olabilir. |
| 9 | Phrasal Verb | Phrasal Verb work on sth phrasal verb | Örnek cümleScientists are working on a vaccine that can be stored without refrigeration. Bilim insanları soğutma olmadan saklanabilen bir aşı üzerinde çalışıyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.