yaratmak
Türkçe → İngilizce: yaratmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleShe makes her own clothes. Kendi kıyafetlerini diker. İpucu: Üretmek için “make”, eylem için “do”: make a cake, do homework. |
| 2 | Genel | Genel | create fiil Örnek cümleThe project created 500 jobs. Proje 500 iş yarattı. |
Anlamında "yaratmak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleSmall changes can make a big difference. Küçük değişiklikler büyük fark yaratabilir. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThe campaign aims to raise awareness of recycling. Kampanya geri dönüşüm konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThis campaign won't move the needle. Bu kampanya fark yaratmaz. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.