Netfener

make

İngilizce → Türkçe: make

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

She makes her own clothes.

Kendi kıyafetlerini diker.

İpucu: Üretmek için “make”, eylem için “do”: make a cake, do homework.

"make" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

Make your bed every morning.

Her sabah yatağını topla.

2Kalıp
Örnek cümle

It's easy to make friends at university.

Üniversitede arkadaş edinmek kolay.

3Kalıp
Örnek cümle

Make sure you lock the door.

Kapıyı kilitlediğinden emin ol.

4Kalıp
Örnek cümle

Have you made up your mind yet?

Kararını verdin mi?

5Kalıp
Örnek cümle

I need to make a decision by Friday.

Cumaya kadar bir karar vermem gerek.

İpucu: take a decision değil, make a decision

6Kalıp
Örnek cümle

Please make an effort to arrive on time.

Lütfen zamanında gelmek için çaba gösterin.

7Kalıp
Örnek cümle

You're making good progress with your English.

İngilizcende iyi ilerleme kaydediyorsun.

8Kalıp
Örnek cümle

I'd like to make a complaint about the service.

Hizmetle ilgili şikâyette bulunmak istiyorum.

9Kalıp
Örnek cümle

He makes a living as a photographer.

Fotoğrafçı olarak geçimini sağlıyor.

10Kalıp
Örnek cümle

Small changes can make a big difference.

Küçük değişiklikler büyük fark yaratabilir.

11Kalıp
Örnek cümle

Don't make fun of his accent.

Aksanıyla dalga geçme.

12Kalıp
Örnek cümle

I made an appointment with the dentist.

Dişçiden randevu aldım.

13Kalıp
Örnek cümle

Can you make room for one more person?

Bir kişi daha için yer açabilir misin?

14Kalıp
Örnek cümle

The kids made a mess in the kitchen.

Çocuklar mutfağı darmadağın etti.

15Kalıp
Örnek cümle

Your explanation makes sense.

Açıklaman mantıklı.

16Kalıp
Örnek cümle

Stop making excuses and start studying.

Bahane uydurmayı bırak ve çalışmaya başla.

17Kalıp
Örnek cümle

Many families struggle to make ends meet.

Birçok aile iki yakasını bir araya getirmekte zorlanıyor.

18Kalıp
Örnek cümle

At 40, she made a career change.

40 yaşında kariyer değiştirdi.

19Kalıp
Örnek cümle

Her discovery made the headlines.

Keşfi manşetlere çıktı.

20Kalıp
Örnek cümle

Everyone made a contribution to the project.

Herkes projeye katkıda bulundu.

21Kalıp
Örnek cümle

We had to make do with a small kitchen.

Küçük bir mutfakla idare etmek zorunda kaldık.

22Kalıp
Örnek cümle

He made a name for himself as a chef.

Aşçı olarak adını duyurdu.

23Phrasal Verb
make up phrasal verb
Örnek cümle

They argued but made up the next day.

Tartıştılar ama ertesi gün barıştılar.

24Phrasal Verb
make out phrasal verb
Örnek cümle

I couldn't make out what he said.

Ne dediğini seçemedim.

25Phrasal Verb
make out sth phrasal verb
(zorlukla) seçmek, görmek, anlamak; iddia etmek

Akademik karşılığı: discern

Örnek cümle

In the fog, the pilot could barely make out the runway lights.

Sisin içinde pilot pist ışıklarını zar zor seçebiliyordu.

26Phrasal Verb
make of sth phrasal verb
(bir şey hakkında) ne düşünmek, nasıl yorumlamak

Akademik karşılığı: interpret

Örnek cümle

Scientists did not know what to make of the strange signal.

Bilim insanları tuhaf sinyali nasıl yorumlayacaklarını bilemedi.

27Phrasal Verb
make up for sth phrasal verb
Örnek cümle

Higher wages did not make up for the loss of job security.

Daha yüksek ücretler iş güvencesinin kaybını telafi etmedi.

28Phrasal Verb
make over sth phrasal verb
(görünüşünü) baştan aşağı değiştirmek, yenilemek; (mülkü) devretmek

Akademik karşılığı: renovate; transfer

Örnek cümle

The old railway station was made over into a modern art museum.

Eski tren istasyonu baştan aşağı yenilenerek modern bir sanat müzesine dönüştürüldü.

29Phrasal Verb
make up (with sb) phrasal verb
barışmak; (make up sth) uydurmak; oluşturmak

Akademik karşılığı: reconcile; invent; constitute

Örnek cümle

Women make up nearly sixty per cent of university graduates.

Kadınlar üniversite mezunlarının neredeyse yüzde altmışını oluşturuyor.

30Phrasal Verb
make for sth phrasal verb
(bir sonuca) katkıda bulunmak, yol açmak; (bir yere) yönelmek

Akademik karşılığı: contribute to; head for

Örnek cümle

Clear instructions make for a safer workplace.

Açık talimatlar daha güvenli bir iş yerine katkıda bulunur.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.