boyun
Türkçe → İngilizce: boyun
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleGiraffes have long necks. Zürafaların uzun boyunları vardır. |
Anlamında "boyun" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe was resigned to losing. Kaybetmeyi kabullenmişti. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThe study yielded interesting results. Çalışma ilginç sonuçlar verdi. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | give in (to sth) phrasal verb Örnek cümleThe government gave in to pressure and lowered fuel prices. Hükümet baskıya boyun eğip akaryakıt fiyatlarını düşürdü. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | give way (to sth) phrasal verb Örnek cümleTraditional markets have gradually given way to large supermarkets. Geleneksel pazarlar yerini yavaş yavaş büyük süpermarketlere bıraktı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.