Netfener

vermek

Türkçe → İngilizce: vermek

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Give me the book, please.

Kitabı bana ver, lütfen.

2Genel
Örnek cümle

The study yielded interesting results.

Çalışma ilginç sonuçlar verdi.

3Phrasal Verb
hand down sth phrasal verb
Örnek cümle

The judge handed down a five-year sentence.

Hakim beş yıllık bir ceza verdi.

4Phrasal Verb
(ödevi, belgeyi) teslim etmek; (istifa) vermek

Akademik karşılığı: submit

hand in sth phrasal verb
Örnek cümle

Students must hand in their projects by Friday.

Öğrenciler projelerini cumaya kadar teslim etmelidir.

Anlamında "vermek" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Are you ready to order?

Sipariş vermeye hazır mısınız?

2Genel
Örnek cümle

Don't forget to feed the cat.

Kediyi beslemeyi unutma.

3Genel
Örnek cümle

Can you lend me ten lira?

Bana on lira borç verebilir misin?

4Genel
Örnek cümle

Please reply to my email.

Lütfen e-postama yanıt ver.

5Genel
Örnek cümle

I promise I'll call you.

Seni arayacağıma söz veriyorum.

6Genel
Örnek cümle

Mobile phones are not allowed in class.

Sınıfta cep telefonuna izin verilmez.

7Genel
Örnek cümle

Let me help you.

Sana yardım edeyim.

8Genel
Örnek cümle

I decided to stay home.

Evde kalmaya karar verdim.

9Genel
Örnek cümle

How did he respond to the news?

Habere nasıl tepki verdi?

10Genel
Örnek cümle

The teacher is marking our exams.

Öğretmen sınavlarımızı okuyor.

11Genel
Örnek cümle

Nature inspires many artists.

Doğa birçok sanatçıya ilham verir.

12Genel
Örnek cümle

Who did you vote for?

Kime oy verdin?

13Genel
Örnek cümle

I assure you everything is fine.

Sizi temin ederim ki her şey yolunda.

14Genel
izin vermek (resmi)
Örnek cümle

Dogs are not permitted in the park.

Parka köpek girmesine izin verilmez.

15Genel
Örnek cümle

The doctor reassured me that it wasn't serious.

Doktor ciddi olmadığını söyleyerek içimi rahatlattı.

16Genel
Örnek cümle

He helped me, so I want to reciprocate.

Bana yardım etti, ben de karşılık vermek istiyorum.

17Genel
Örnek cümle

Students shouldn't be spoon-fed answers.

Öğrencilere cevaplar hazır verilmemeli.

18Genel
Örnek cümle

They fast-tracked her promotion.

Terfisini hızlandırdılar.

19Genel
Örnek cümle

Sorry I snapped at you.

Sana çıkıştığım için özür dilerim.

20Genel
Örnek cümle

'That's not true!' she retorted.

'Bu doğru değil!' diye karşılık verdi.

21Genel
Örnek cümle

He was reprimanded for being late.

Geç kaldığı için uyarı aldı.

22Genel
Örnek cümle

Genes partly determine our height.

Boyumuzu kısmen genler belirler.

23Genel
react fiil
Örnek cümle

How did she react to the news?

Habere nasıl tepki verdi?

24Genel
resolve fiil
Örnek cümle

The issue was resolved quickly.

Sorun çabucak çözüldü.

25Kalıp
Örnek cümle

Have you made up your mind yet?

Kararını verdin mi?

26Kalıp
Örnek cümle

I need to make a decision by Friday.

Cumaya kadar bir karar vermem gerek.

İpucu: take a decision değil, make a decision

27Kalıp
Örnek cümle

A little chocolate won't do you any harm.

Biraz çikolata sana zarar vermez.

28Kalıp
Örnek cümle

Can I have a go on your bike?

Bisikletini bir deneyebilir miyim?

29Kalıp
(kötü) haberi vermek
Örnek cümle

Who's going to break the news to her?

Haberi ona kim verecek?

30Kalıp
Örnek cümle

To be fair, he did apologise.

Hakkını vermek gerekirse, özür diledi.

31Kalıp
Örnek cümle

Her calm voice inspires confidence.

Sakin sesi güven veriyor.

32Kalıp
Örnek cümle

Who calls the shots here?

Burada kararları kim veriyor?

33Kalıp
Örnek cümle

By way of illustration, consider Japan.

Örnek vermek gerekirse, Japonya'yı düşünün.

34Kalıp
Örnek cümle

You finished it in a day? Fair play!

Bir günde mi bitirdin? Helal olsun!

35Phrasal Verb
give away phrasal verb
Örnek cümle

She gave away all her old books.

Tüm eski kitaplarını dağıttı.

36Phrasal Verb
pay off phrasal verb
Örnek cümle

All that hard work paid off.

Tüm o sıkı çalışma karşılığını verdi.

37Phrasal Verb
Örnek cümle

I can confide in my sister about anything.

Kız kardeşime her konuda açılabilirim.

38Phrasal Verb
Örnek cümle

I came across an old photo.

Eski bir fotoğrafa rastladım.

39Phrasal Verb
karşılık vermek (eleştiriye)
hit back phrasal verb
Örnek cümle

The minister hit back at his critics.

Bakan eleştirmenlerine karşılık verdi.

40Phrasal Verb
(…gibi) görünmek, (…) izlenimi vermek

Akademik karşılığı: seem; appear

come across as sth phrasal verb
Örnek cümle

The minister came across as calm and well prepared in the interview.

Bakan röportajda sakin ve iyi hazırlanmış bir izlenim verdi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.