Netfener

give

İngilizce → Türkçe: give

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

Give me the book, please.

Kitabı bana ver, lütfen.

"give" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

I've never skied, but I'll give it a try.

Hiç kayak yapmadım ama bir deneyeceğim.

2Kalıp
Örnek cümle

The new law gave rise to protests.

Yeni yasa protestolara yol açtı.

3Kalıp
Örnek cümle

Can you give me a hand with these boxes?

Bu kutularla bana yardım eder misin?

4Kalıp
Örnek cümle

She gave me the cold shoulder at the party.

Partide bana soğuk davrandı.

5Kalıp
Örnek cümle

The figures give rise to concern.

Rakamlar endişeye yol açıyor.

6Kalıp
Örnek cümle

New evidence gives credence to her story.

Yeni kanıtlar hikâyesine inandırıcılık kazandırıyor.

7Kalıp
Örnek cümle

Marriage is all about give and take.

Evlilik tamamen karşılıklı fedakârlıktır.

8Phrasal Verb
give up phrasal verb
Örnek cümle

Don't give up!

Pes etme!

9Phrasal Verb
give away phrasal verb
Örnek cümle

She gave away all her old books.

Tüm eski kitaplarını dağıttı.

10Phrasal Verb
give up (sth) phrasal verb
vazgeçmek, bırakmak; (bir alışkanlığı) bırakmak

Akademik karşılığı: abandon; quit

Örnek cümle

The study found that people who give up smoking gain years of life.

Çalışma, sigarayı bırakan kişilerin ömürlerine yıllar eklediğini gösterdi.

11Phrasal Verb
give in (to sth) phrasal verb
Örnek cümle

The government gave in to pressure and lowered fuel prices.

Hükümet baskıya boyun eğip akaryakıt fiyatlarını düşürdü.

12Phrasal Verb
give way (to sth) phrasal verb
Örnek cümle

Traditional markets have gradually given way to large supermarkets.

Geleneksel pazarlar yerini yavaş yavaş büyük süpermarketlere bıraktı.

13Phrasal Verb
give away sth phrasal verb
Örnek cümle

His nervous expression gave away the fact that he was lying.

Gergin ifadesi yalan söylediğini ele verdi.

14Phrasal Verb
give off sth phrasal verb
(gaz, ısı, koku, ışık) yaymak, salmak

Akademik karşılığı: emit; release

Örnek cümle

Rotting vegetation gives off methane, a powerful greenhouse gas.

Çürüyen bitki örtüsü güçlü bir sera gazı olan metan salar.

15Phrasal Verb
give out phrasal verb
Örnek cümle

After weeks without rain, the village's water supply finally gave out.

Haftalarca yağmur yağmayınca köyün suyu sonunda tükendi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.