Netfener

let

İngilizce → Türkçe: let

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

Let me help you.

Sana yardım edeyim.

"let" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

Let me think about it and call you back.

Bir düşüneyim, seni geri ararım.

2Kalıp
Örnek cümle

I can't boil an egg, let alone cook a meal.

Yemek pişirmek şöyle dursun, yumurta bile haşlayamam.

3Kalıp
Örnek cümle

Who let the cat out of the bag about the party?

Parti konusunda baklayı ağzından kim çıkardı?

4Kalıp
Örnek cümle

Let me put it another way.

Başka bir şekilde ifade edeyim.

5Phrasal Verb
let down phrasal verb
Örnek cümle

I promised to help and I won't let you down.

Yardım edeceğime söz verdim, seni yüzüstü bırakmayacağım.

6Phrasal Verb
let on phrasal verb
(sırrı) belli etmek, açığa vurmak (çoğunlukla olumsuz cümlede)

Akademik karşılığı: reveal

Örnek cümle

She knew about the plan but did not let on to her colleagues.

Planı biliyordu ama meslektaşlarına belli etmedi.

7Phrasal Verb
let out sth phrasal verb
(sırrı) ağzından kaçırmak; (ses) çıkarmak; serbest bırakmak

Akademik karşılığı: disclose; release

Örnek cümle

Someone let out the news before the official announcement.

Biri resmi açıklamadan önce haberi ağzından kaçırdı.

8Phrasal Verb
let down sb phrasal verb
Örnek cümle

Many voters felt let down by the government's broken promises.

Pek çok seçmen hükümetin tutulmayan vaatleri yüzünden hayal kırıklığına uğradı.

9Phrasal Verb
let off sb phrasal verb
(birini) cezasız bırakmak, hafif cezayla kurtarmak; (silahı) ateşlemek

Akademik karşılığı: pardon; excuse

Örnek cümle

The young driver was let off with a warning.

Genç sürücü bir uyarıyla cezasız bırakıldı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.