Netfener

kaçırmak

Türkçe → İngilizce: kaçırmak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Hurry, or we'll miss the bus!

Acele et, yoksa otobüsü kaçıracağız!

2Genel
kaçırmak (insan)
Örnek cümle

The businessman was kidnapped.

İş insanı kaçırıldı.

3Phrasal Verb
(bir fırsatı) kaçırmak, (bir şeyden) mahrum kalmak

Akademik karşılığı: lose the chance

miss out (on sth) phrasal verb
Örnek cümle

Children in rural areas often miss out on extracurricular activities.

Kırsal bölgelerdeki çocuklar çoğu zaman ders dışı etkinliklerden mahrum kalıyor.

Anlamında "kaçırmak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

I overlooked a small mistake.

Küçük bir hatayı gözden kaçırdım.

2Kalıp
Örnek cümle

Don't lose sight of your goals.

Hedeflerini gözden kaçırma.

3Kalıp
Örnek cümle

Book now or you'll miss the boat.

Şimdi ayırt, yoksa fırsatı kaçırırsın.

4Phrasal Verb
blurt out phrasal verb
Örnek cümle

He blurted out the secret.

Sırrı ağzından kaçırdı.

5Phrasal Verb
(sırrı) ağzından kaçırmak; (ses) çıkarmak; serbest bırakmak

Akademik karşılığı: disclose; release

let out sth phrasal verb
Örnek cümle

Someone let out the news before the official announcement.

Biri resmi açıklamadan önce haberi ağzından kaçırdı.

6Phrasal Verb
(düşünmeden) ağzından kaçırmak, birden söyleyivermek

Akademik karşılığı: exclaim; disclose

blurt out sth phrasal verb
Örnek cümle

The witness blurted out the name before the lawyer could stop him.

Tanık, avukat onu durduramadan ismi ağzından kaçırdı.

7Phrasal Verb
(birinin) moralini bozmak, keyfini kaçırmak

Akademik karşılığı: depress; discourage

get down sb phrasal verb
Örnek cümle

The long, dark winters can get people down.

Uzun ve karanlık kışlar insanların moralini bozabilir.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.