Netfener

keep

İngilizce → Türkçe: keep

#İngilizceTürkçe
1Genel
keep sözcük

Türkçe → İngilizce: keep

#Türkçeİngilizce
1Genel
(bak.) keep.
kept sözcük

"keep" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

Walking is an easy way to keep fit.

Yürümek formda kalmanın kolay bir yolu.

2Kalıp
Örnek cümle

Keep in mind that the shop closes at six.

Dükkânın altıda kapandığını aklında tut.

3Kalıp
Örnek cümle

He always keeps his promises.

Her zaman sözünü tutar.

İpucu: break a promise: sözünü tutmamak

4Kalıp
Örnek cümle

Can you keep an eye on my bag?

Çantama göz kulak olur musun?

5Kalıp
Örnek cümle

Let's keep in touch after the course.

Kurstan sonra iletişimde kalalım.

6Kalıp
Örnek cümle

I use an app to keep track of my spending.

Harcamalarımı takip etmek için bir uygulama kullanıyorum.

7Kalıp
Örnek cümle

Keep your chin up — things will get better.

Moralini bozma, işler düzelecek.

8Kalıp
Örnek cümle

I couldn't keep a straight face.

Gülmemek için kendimi tutamadım.

9Kalıp
Örnek cümle

She keeps her colleagues at arm's length.

İş arkadaşlarına mesafeli duruyor.

10Phrasal Verb
Örnek cümle

It's hard to keep up with new technology.

Yeni teknolojiye ayak uydurmak zor.

11Phrasal Verb
keep up sth phrasal verb
(düzeyi, hızı) korumak, sürdürmek

Akademik karşılığı: maintain

Örnek cümle

It is difficult for small firms to keep up the pace of technological change.

Küçük firmaların teknolojik değişimin hızını korumaları zordur.

12Phrasal Verb
keep on (doing sth) phrasal verb
(bir şeyi yapmayı) sürdürmek, ısrarla yapmak

Akademik karşılığı: persist

Örnek cümle

Prices kept on rising even after interest rates were increased.

Faiz oranları artırıldıktan sonra bile fiyatlar yükselmeye devam etti.

13Phrasal Verb
keep at sth phrasal verb
(zor bir işi) sebatla sürdürmek

Akademik karşılığı: persevere

Örnek cümle

The researchers kept at the problem until they found a solution.

Araştırmacılar bir çözüm bulana kadar soruyla uğraşmayı sürdürdü.

14Phrasal Verb
keep down sth phrasal verb
(miktarı) düşük tutmak; (birini) baskı altında tutmak

Akademik karşılığı: limit; suppress

Örnek cümle

Farmers use natural predators to keep down the number of pests.

Çiftçiler zararlıların sayısını düşük tutmak için doğal avcılar kullanıyor.

15Phrasal Verb
keep out sth phrasal verb
Örnek cümle

A thick layer of fat keeps out the cold in Arctic animals.

Kalın bir yağ tabakası kutup hayvanlarında soğuğu dışarıda tutar.

16Phrasal Verb
keep back sth phrasal verb
(bilgiyi) saklamak, söylememek; (bir kısmını) ayırmak

Akademik karşılığı: withhold

Örnek cümle

The police kept back certain details to protect the investigation.

Polis soruşturmayı korumak için bazı ayrıntıları açıklamadı.

17Phrasal Verb
keep up with sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Wages have not kept up with the rising cost of living.

Ücretler artan yaşam maliyetine ayak uyduramadı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.