yetiştirmek
Türkçe → İngilizce: yetiştirmek
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleShe raised three children alone. Üç çocuğu tek başına büyüttü. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleTurtles breed on this beach. Kaplumbağalar bu plajda ürer. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleParents nurture their children's talents. Ebeveynler çocuklarının yeteneklerini geliştirir. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleShe was brought up by her grandparents. Onu büyükannesiyle büyükbabası büyüttü. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | bring up sth phrasal verb Örnek cümleSeveral delegates brought up the issue of climate refugees. Birkaç delege iklim mültecileri konusunu gündeme getirdi. |
Anlamında "yetiştirmek" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleWe worked all night to meet the deadline. Son tarihe yetiştirmek için bütün gece çalıştık. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.