Netfener

into

İngilizce → Türkçe: into

#İngilizceTürkçe
1Genel
into sözcük

"into" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

I'm really into photography.

Fotoğrafçılığa çok meraklıyım.

2Kalıp
Örnek cümle

You should take the cost into account.

Maliyeti hesaba katmalısın.

3Kalıp
Örnek cümle

She burst into tears when she heard the news.

Haberi duyunca ağlamaya başladı.

4Kalıp
Örnek cümle

The new data calls into question earlier findings.

Yeni veriler önceki bulguları sorgulatıyor.

5Kalıp
Örnek cümle

She really came into her own at university.

Üniversitede gerçekten parladı.

6Phrasal Verb
get into phrasal verb
(bir şeye) merak salmak
Örnek cümle

I got into running during the lockdown.

Karantina döneminde koşuya merak saldım.

7Phrasal Verb
turn into phrasal verb
Örnek cümle

The old factory was turned into a museum.

Eski fabrika müzeye dönüştürüldü.

8Phrasal Verb
run into phrasal verb
Örnek cümle

I ran into my old teacher at the market.

Pazarda eski öğretmenime rastladım.

9Phrasal Verb
look into phrasal verb
Örnek cümle

We'll look into your complaint.

Şikâyetinizi inceleyeceğiz.

10Phrasal Verb
go into sth phrasal verb
(ayrıntılı) ele almak, incelemek; (bir mesleğe) girmek

Akademik karşılığı: examine

Örnek cümle

The report does not go into the reasons for the delay.

Rapor gecikmenin nedenlerini ayrıntılı ele almıyor.

11Phrasal Verb
delve into sth phrasal verb
(derinlemesine) araştırmak, irdelemek

Akademik karşılığı: probe

Örnek cümle

The historian delved into family letters to understand life during the war.

Tarihçi savaş dönemindeki yaşamı anlamak için aile mektuplarını derinlemesine inceledi.

12Phrasal Verb
talk sb into sth phrasal verb
(birini bir şeye) ikna etmek

Akademik karşılığı: persuade

Örnek cümle

Her colleagues talked her into applying for the promotion.

Meslektaşları onu terfi için başvurmaya ikna etti.

13Phrasal Verb
read into sth phrasal verb
(bir şeye) olduğundan fazla anlam yüklemek

Akademik karşılığı: over-interpret

Örnek cümle

We should not read too much into the results of a single small study.

Tek bir küçük çalışmanın sonuçlarına fazla anlam yüklememeliyiz.

14Phrasal Verb
turn into sth phrasal verb
(…e) dönüşmek; (sth into sth) dönüştürmek

Akademik karşılığı: become; convert

Örnek cümle

The small protest turned into a national movement.

Küçük protesto ulusal bir harekete dönüştü.

15Phrasal Verb
grow into sth phrasal verb
(zamanla) …e dönüşmek, …olmak; (bir role) alışmak

Akademik karşılığı: develop into; adapt to

Örnek cümle

What began as a hobby grew into a successful business.

Hobi olarak başlayan şey zamanla başarılı bir işletmeye dönüştü.

16Phrasal Verb
develop into sth phrasal verb
(gelişerek) …e dönüşmek

Akademik karşılığı: become; evolve into

Örnek cümle

A minor infection can develop into a serious illness if left untreated.

Küçük bir enfeksiyon tedavi edilmezse ciddi bir hastalığa dönüşebilir.

17Phrasal Verb
feed into sth phrasal verb
Örnek cümle

Public opinion surveys feed into government policy.

Kamuoyu araştırmaları hükümet politikasına girdi sağlıyor.

18Phrasal Verb
hack into sth phrasal verb
(bir sisteme) yasa dışı yoldan sızmak

Akademik karşılığı: break into (digitally)

Örnek cümle

Criminals hacked into the hospital's computer system.

Suçlular hastanenin bilgisayar sistemine sızdı.

19Phrasal Verb
break into sth phrasal verb
(bir yere zorla) girmek; (yeni bir pazara) girmek

Akademik karşılığı: burgle; enter

Örnek cümle

The company is trying to break into the Asian market.

Şirket Asya pazarına girmeye çalışıyor.

20Phrasal Verb
enter into sth phrasal verb
Örnek cümle

The two companies entered into a long-term partnership.

İki şirket uzun vadeli bir ortaklığa girdi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.