Netfener

sonuçlanmak

Türkçe → İngilizce: sonuçlanmak

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
(bir şekilde) gelişmek, sonuçlanmak
pan out phrasal verb
Örnek cümle

Let's see how things pan out.

İşlerin nasıl gelişeceğine bakalım.

2Phrasal Verb
(…ile) sonuçlanmak, (…e) yol açmak

Akademik karşılığı: cause; produce

result in sth phrasal verb
Örnek cümle

The new policy resulted in a sharp fall in unemployment.

Yeni politika işsizlikte keskin bir düşüşle sonuçlandı.

Anlamında "sonuçlanmak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Kalıp
Örnek cümle

The protests culminated in a general strike.

Protestolar genel grevle doruğa ulaştı.

2Phrasal Verb
result in phrasal verb
Örnek cümle

The storm resulted in power cuts.

Fırtına elektrik kesintilerine yol açtı.

3Phrasal Verb
end up phrasal verb
Örnek cümle

Much of the plastic we throw away ends up in the ocean.

Attığımız plastiğin büyük kısmı sonunda okyanusa ulaşır.

4Phrasal Verb
(problemi) çözmek; hesaplamak; (plan) geliştirmek; (work out) iyi sonuçlanmak

Akademik karşılığı: solve; calculate

work out sth phrasal verb
Örnek cümle

Scientists worked out the age of the rock by measuring its radioactive elements.

Bilim insanları kayanın yaşını radyoaktif elementlerini ölçerek hesapladı.

5Phrasal Verb
(…olduğu) ortaya çıkmak, …olarak sonuçlanmak; (sth) üretmek; (bir etkinliğe) katılmak

Akademik karşılığı: prove; result

turn out phrasal verb
Örnek cümle

The new drug turned out to be less effective than expected.

Yeni ilacın beklenenden daha az etkili olduğu ortaya çıktı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.