hold
holding kelimesi hold kelimesinin çekimli hâli; sözlük biçimi gösteriliyor.
İngilizce → Türkçe: hold
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHold my hand when we cross. Karşıya geçerken elimi tut. |
Türkçe → İngilizce: holding
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleA media conglomerate owns the channel. Kanal bir medya holdingine ait. |
"hold" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleWe hold a meeting every Monday. Her pazartesi toplantı yaparız. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThese ideas still hold sway. Bu fikirler hâlâ hâkim. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleHe said he'd call, but don't hold your breath. Arayacağını söyledi ama boşuna bekleme. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | (bir konuda) uzun uzun konuşmak Örnek cümleHe held forth on politics all evening. Bütün akşam siyaset hakkında uzun uzun konuştu. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb hold on phrasal verb | Örnek cümleThe small shop managed to hold on through two economic crises. Küçük dükkan iki ekonomik krize rağmen ayakta kalmayı başardı. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb hold off (on) sth phrasal verb | Örnek cümleMany families are holding off on major purchases until prices fall. Pek çok aile fiyatlar düşene kadar büyük alımlarını erteliyor. |
| 7 | Phrasal Verb | Phrasal Verb hold back sth phrasal verb | Örnek cümlePoor infrastructure is holding back economic growth in rural areas. Yetersiz altyapı kırsal bölgelerde ekonomik büyümeyi engelliyor. |
| 8 | Phrasal Verb | Phrasal Verb hold up sth phrasal verb | geciktirmek, aksatmak; ayakta tutmak, desteklemek; (hold up) geçerliliğini korumak Akademik karşılığı: delay; support Örnek cümleConstruction was held up by a shortage of steel. İnşaat çelik sıkıntısı yüzünden aksadı. |
| 9 | Phrasal Verb | Phrasal Verb hold forth (on sth) phrasal verb | Örnek cümleAt dinner, the professor held forth on the history of the city. Yemekte profesör şehrin tarihi hakkında uzun uzun konuştu. |
| 10 | Phrasal Verb | Phrasal Verb hold down sth phrasal verb | Örnek cümleStrong competition has held down prices in the mobile phone market. Güçlü rekabet cep telefonu pazarında fiyatları düşük tuttu. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.