Netfener

take

İngilizce → Türkçe: take

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

Take an umbrella with you.

Yanına şemsiye al.

"take" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

Bye, take care!

Hoşça kal, kendine iyi bak!

2Kalıp
Örnek cümle

Sometimes you have to take a risk.

Bazen risk almak zorundasın.

3Kalıp
Örnek cümle

Over 200 students took part in the competition.

Yarışmaya 200'den fazla öğrenci katıldı.

4Kalıp
Örnek cümle

The wedding will take place in June.

Düğün haziranda gerçekleşecek.

5Kalıp
Örnek cümle

Take advantage of the sale while it lasts.

Bitmeden indirimi değerlendir.

6Kalıp
Örnek cümle

Take notes during the lecture.

Ders sırasında not al.

7Kalıp
Örnek cümle

We take turns to cook dinner.

Akşam yemeğini sırayla pişiriyoruz.

8Kalıp
Örnek cümle

You should take the cost into account.

Maliyeti hesaba katmalısın.

9Kalıp
Örnek cümle

Don't take your health for granted.

Sağlığını olağan sayma.

10Kalıp
Örnek cümle

Take it easy — the exam isn't until June.

Sakin ol, sınav hazirana kadar değil.

11Kalıp
Örnek cümle

I don't want to take sides in their argument.

Tartışmalarında taraf tutmak istemiyorum.

12Kalıp
Örnek cümle

We may take legal action against the landlord.

Ev sahibine karşı yasal yola başvurabiliriz.

13Kalıp
Örnek cümle

Take precautions against the heat.

Sıcağa karşı önlem al.

14Kalıp
Örnek cümle

If I don't hear back, I'll take the matter further.

Yanıt alamazsam konuyu ileri taşıyacağım.

15Kalıp
Örnek cümle

I take your point, but it's too expensive.

Ne demek istediğini anlıyorum ama çok pahalı.

16Kalıp
Örnek cümle

Don't wait — take the initiative.

Bekleme, inisiyatif al.

17Kalıp
Örnek cümle

Stress is taking its toll on her health.

Stres sağlığını yıpratıyor.

18Kalıp
Örnek cümle

Take his advice with a pinch of salt.

Tavsiyesine ihtiyatla yaklaş.

19Kalıp
Örnek cümle

I take your point; however, the cost is high.

Ne demek istediğinizi anlıyorum, ancak maliyet yüksek.

20Kalıp
Örnek cümle

Marriage is all about give and take.

Evlilik tamamen karşılıklı fedakârlıktır.

21Phrasal Verb
take off phrasal verb
çıkarmak (giysi)
Örnek cümle

Take off your shoes at the door.

Kapıda ayakkabılarını çıkar.

22Phrasal Verb
take up phrasal verb
(hobiye) başlamak
Örnek cümle

I took up yoga last year.

Geçen yıl yogaya başladım.

23Phrasal Verb
Örnek cümle

Nurses take care of patients.

Hemşireler hastalarla ilgilenir.

24Phrasal Verb
take off phrasal verb
Örnek cümle

The plane took off on time.

Uçak zamanında havalandı.

25Phrasal Verb
(aileden birine) benzemek
Örnek cümle

She takes after her mother.

Annesine çekmiş.

26Phrasal Verb
take over phrasal verb
Örnek cümle

Her son took over the family business.

Aile işini oğlu devraldı.

27Phrasal Verb
take on phrasal verb
Örnek cümle

I can't take on any more work.

Daha fazla iş üstlenemem.

28Phrasal Verb
take up sth phrasal verb
Örnek cümle

Many retired teachers take up voluntary work in their communities.

Emekli öğretmenlerin çoğu, yaşadıkları yerde gönüllü çalışmaya başlar.

29Phrasal Verb
take on sth phrasal verb
(sorumluluk, iş) üstlenmek; (personel) işe almak; (nitelik) kazanmak

Akademik karşılığı: undertake; hire; acquire

Örnek cümle

The agency took on the task of coordinating relief efforts.

Ajans, yardım çalışmalarını koordine etme görevini üstlendi.

30Phrasal Verb
take off phrasal verb
Örnek cümle

Online learning really took off when schools were forced to close.

Okullar kapanmak zorunda kalınca çevrim içi eğitim gerçekten hızla yaygınlaştı.

31Phrasal Verb
take in sth phrasal verb
(bilgiyi) kavramak, sindirmek; kandırmak; barındırmak

Akademik karşılığı: absorb; deceive

Örnek cümle

There was too much information in the lecture for students to take in.

Derste öğrencilerin sindiremeyeceği kadar çok bilgi vardı.

32Phrasal Verb
take over sth phrasal verb
Örnek cümle

A foreign group took over the country's largest airline.

Yabancı bir grup ülkenin en büyük havayolunu devraldı.

33Phrasal Verb
take part (in sth) phrasal verb
(bir etkinliğe) katılmak

Akademik karşılığı: participate

Örnek cümle

Over five thousand people took part in the survey.

Ankete beş binden fazla kişi katıldı.

34Phrasal Verb
take after sb phrasal verb
(ebeveyne, akrabaya) çekmek, benzemek

Akademik karşılığı: resemble

Örnek cümle

Studies of twins show how much children take after their parents.

İkizler üzerine yapılan çalışmalar çocukların ebeveynlerine ne kadar çektiğini gösteriyor.

35Phrasal Verb
take to sb/sth phrasal verb
(birini, bir şeyi) çabucak sevmek, benimsemek; (bir alışkanlığa) başlamak

Akademik karşılığı: like; adopt

Örnek cümle

Children usually take to tablets very quickly.

Çocuklar tabletleri genellikle çok çabuk benimser.

36Phrasal Verb
take down sth phrasal verb
(söyleneni) yazıya geçirmek, not almak; (yapıyı) sökmek

Akademik karşılığı: record; dismantle

Örnek cümle

A secretary took down every word of the conversation.

Bir sekreter konuşmanın her kelimesini yazıya geçirdi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.