Netfener

off

İngilizce → Türkçe: off

#İngilizceTürkçe
1Genel
off sözcük

"off" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

Ten euros for a coffee? What a rip-off!

Bir kahveye on avro mu? Tam kazık!

2Genel
yoğun olmayan (dönem/saat)
Örnek cümle

Off-peak tickets are cheaper.

Yoğun olmayan saat biletleri daha ucuz.

3Genel
Örnek cümle

The company is a spin-off from the university.

Şirket üniversiteden doğan bir yan girişim.

4Kalıp
Örnek cümle

We found a beach off the beaten track.

Turistlerin bilmediği bir plaj bulduk.

5Kalıp
Örnek cümle

We hit it off from the first day.

İlk günden kaynaştık.

6Kalıp
Örnek cümle

Off the top of my head, I'd say fifty people.

Hemen aklıma gelen, elli kişi derim.

7Kalıp
Örnek cümle

I need to get this off my chest.

İçimi dökmem gerek.

8Kalıp
Örnek cümle

It took a year to get the business off the ground.

İşi rayına oturtmak bir yıl sürdü.

9Kalıp
Örnek cümle

I bit off more than I could chew.

Boyumdan büyük işe kalkıştım.

10Phrasal Verb
take off phrasal verb
çıkarmak (giysi)
Örnek cümle

Take off your shoes at the door.

Kapıda ayakkabılarını çıkar.

11Phrasal Verb
get off phrasal verb
inmek (araç)
Örnek cümle

Get off at the third stop.

Üçüncü durakta in.

12Phrasal Verb
turn off phrasal verb
kapatmak (cihaz)
Örnek cümle

Turn off your phones.

Telefonlarınızı kapatın.

13Phrasal Verb
set off phrasal verb
Örnek cümle

We set off early in the morning.

Sabah erkenden yola çıktık.

14Phrasal Verb
drop off phrasal verb
bırakmak (birini bir yere)
Örnek cümle

I'll drop you off at the station.

Seni istasyona bırakırım.

15Phrasal Verb
take off phrasal verb
Örnek cümle

The plane took off on time.

Uçak zamanında havalandı.

16Phrasal Verb
put off phrasal verb
Örnek cümle

Don't put off your homework until Sunday.

Ödevini pazara erteleme.

17Phrasal Verb
show off phrasal verb
Örnek cümle

He's always showing off his new car.

Sürekli yeni arabasıyla hava atıyor.

18Phrasal Verb
call off phrasal verb
Örnek cümle

The match was called off because of the rain.

Maç yağmur yüzünden iptal edildi.

19Phrasal Verb
pay off phrasal verb
Örnek cümle

All that hard work paid off.

Tüm o sıkı çalışma karşılığını verdi.

20Phrasal Verb
Örnek cümle

Switch off your phones during the exam.

Sınav sırasında telefonlarınızı kapatın.

21Phrasal Verb
lay off phrasal verb
işten çıkarmak (ekonomik nedenle)
Örnek cümle

The factory may lay off 200 workers.

Fabrika 200 işçiyi işten çıkarabilir.

22Phrasal Verb
pull off phrasal verb
(zor bir şeyi) başarmak
Örnek cümle

Nobody thought we could pull it off.

Kimse bunu başarabileceğimizi düşünmemişti.

23Phrasal Verb
level off phrasal verb
Örnek cümle

Prices have levelled off.

Fiyatlar sabitlendi.

24Phrasal Verb
fob off phrasal verb
(bahaneyle) başından savmak
Örnek cümle

Don't let them fob you off with excuses.

Bahanelerle seni başlarından savmalarına izin verme.

25Phrasal Verb
set off phrasal verb
Örnek cümle

The news set off a panic.

Haber paniği tetikledi.

26Phrasal Verb
kick off phrasal verb
başlamak; (sth) başlatmak

Akademik karşılığı: start

Örnek cümle

The conference kicked off with a debate on renewable energy.

Konferans, yenilenebilir enerji üzerine bir tartışmayla başladı.

27Phrasal Verb
start off phrasal verb
(bir şekilde) başlamak, işe koyulmak

Akademik karşılığı: begin

Örnek cümle

The study started off as a small survey of local schools.

Çalışma, yerel okullarla ilgili küçük bir anket olarak başladı.

28Phrasal Verb
finish off sth phrasal verb
(bir işi) bitirmek, tamamlamak; (birini) yok etmek

Akademik karşılığı: complete

Örnek cümle

The students had two weeks to finish off their final projects.

Öğrencilerin bitirme projelerini tamamlamak için iki haftası vardı.

29Phrasal Verb
round off sth phrasal verb
(güzel bir şekilde) bitirmek, tamamlamak; (sayıyı) yuvarlamak

Akademik karşılığı: complete; round

Örnek cümle

The course is rounded off with a field trip to a working farm.

Kurs, faal bir çiftliğe yapılan bir gezi ile tamamlanıyor.

30Phrasal Verb
call off sth phrasal verb
iptal etmek; (aramayı, grevi) durdurmak

Akademik karşılığı: cancel

Örnek cümle

The strike was called off after the union reached an agreement with management.

Sendika yönetimle anlaşmaya varınca grev iptal edildi.

31Phrasal Verb
break off sth phrasal verb
Örnek cümle

The two countries broke off diplomatic relations in 1962.

İki ülke 1962'de diplomatik ilişkilerini kesti.

32Phrasal Verb
put off sth phrasal verb
ertelemek; (birini) caydırmak, soğutmak

Akademik karşılığı: postpone; discourage

Örnek cümle

The launch of the satellite was put off because of bad weather.

Uydunun fırlatılması kötü hava nedeniyle ertelendi.

33Phrasal Verb
hold off (on) sth phrasal verb
ertelemek, (bir şeyi yapmayı) beklemeye almak

Akademik karşılığı: delay

Örnek cümle

Many families are holding off on major purchases until prices fall.

Pek çok aile fiyatlar düşene kadar büyük alımlarını erteliyor.

34Phrasal Verb
write off sth phrasal verb
Örnek cümle

The bank wrote off millions in loans that would never be repaid.

Banka hiçbir zaman geri ödenmeyecek milyonlarca liralık krediyi sildi.

35Phrasal Verb
take off phrasal verb
Örnek cümle

Online learning really took off when schools were forced to close.

Okullar kapanmak zorunda kalınca çevrim içi eğitim gerçekten hızla yaygınlaştı.

36Phrasal Verb
drop off phrasal verb
azalmak, düşmek; uyuyakalmak; (sb/sth) bırakmak

Akademik karşılığı: decline

Örnek cümle

Visitor numbers drop off sharply after the summer holidays.

Yaz tatilinden sonra ziyaretçi sayıları keskin biçimde azalır.

37Phrasal Verb
fall off phrasal verb
(miktar, kalite) düşmek, azalmak

Akademik karşılığı: decrease

Örnek cümle

Demand for the product fell off once cheaper alternatives appeared.

Daha ucuz alternatifler çıkınca ürüne olan talep düştü.

38Phrasal Verb
tail off phrasal verb
Örnek cümle

Interest in the scandal tailed off after a few weeks.

Skandala olan ilgi birkaç hafta sonra yavaş yavaş azaldı.

39Phrasal Verb
level off phrasal verb
(artış ya da düşüşten sonra) sabitlenmek, dengelenmek

Akademik karşılığı: stabilize

Örnek cümle

After rising for a decade, the birth rate has levelled off.

On yıl boyunca arttıktan sonra doğum oranı sabitlendi.

40Phrasal Verb
wear off phrasal verb
Örnek cümle

The effects of the painkiller wear off after about four hours.

Ağrı kesicinin etkisi yaklaşık dört saat sonra geçer.

41Phrasal Verb
spark off sth phrasal verb
Örnek cümle

The arrest of the journalist sparked off protests across the country.

Gazetecinin tutuklanması ülke çapında protestoları ateşledi.

42Phrasal Verb
touch off sth phrasal verb
(şiddetli bir olayı) başlatmak, tetiklemek

Akademik karşılığı: trigger

Örnek cümle

A single remark touched off a fierce debate in parliament.

Tek bir söz mecliste sert bir tartışmayı başlattı.

43Phrasal Verb
shrug off sth phrasal verb
(eleştiriyi, sorunu) önemsememek, umursamamak; (hastalığı) atlatmak

Akademik karşılığı: dismiss; disregard

Örnek cümle

The company shrugged off criticism of its working conditions.

Şirket çalışma koşullarına yönelik eleştirileri umursamadı.

44Phrasal Verb
head off sth phrasal verb
(bir sorunu) önceden engellemek, önlemek

Akademik karşılığı: prevent; avert

Örnek cümle

Early action by the central bank headed off a financial crisis.

Merkez bankasının erken müdahalesi bir mali krizi önledi.

45Phrasal Verb
stave off sth phrasal verb
(kötü bir şeyi) bir süreliğine savuşturmak, geciktirmek

Akademik karşılığı: avert; postpone

Örnek cümle

Emergency loans helped the company stave off bankruptcy for another year.

Acil krediler şirketin iflasını bir yıl daha savuşturmasına yardımcı oldu.

46Phrasal Verb
fend off sth phrasal verb
Örnek cümle

The minister fended off questions about his financial interests.

Bakan mali çıkarlarıyla ilgili soruları savuşturdu.

47Phrasal Verb
ward off sth phrasal verb
Örnek cümle

Vitamin C is often said to ward off colds, although evidence is limited.

C vitamininin soğuk algınlığını uzak tuttuğu sık söylenir, ancak kanıtlar sınırlıdır.

48Phrasal Verb
cut off sth phrasal verb
Örnek cümle

Heavy snow cut off several mountain villages for a week.

Yoğun kar birkaç dağ köyünü bir hafta boyunca dünyadan kopardı.

49Phrasal Verb
close off sth phrasal verb
(bir alanı) kapatmak, girişi engellemek

Akademik karşılığı: close; block

Örnek cümle

The road was closed off while experts examined the damaged bridge.

Uzmanlar hasarlı köprüyü incelerken yol kapatıldı.

50Phrasal Verb
seal off sth phrasal verb
(bir bölgeyi) kordon altına almak, tamamen kapatmak

Akademik karşılığı: cordon off; isolate

Örnek cümle

Police sealed off the area after the gas leak.

Gaz kaçağının ardından polis bölgeyi kordon altına aldı.

51Phrasal Verb
fence off sth phrasal verb
(bir alanı) çitle çevirip ayırmak

Akademik karşılığı: enclose

Örnek cümle

Part of the forest was fenced off to protect young trees.

Genç ağaçları korumak için ormanın bir bölümü çitle çevrildi.

52Phrasal Verb
show off (sth) phrasal verb
Örnek cümle

The exhibition shows off the region's traditional crafts.

Sergi bölgenin geleneksel el sanatlarını gururla sergiliyor.

53Phrasal Verb
fight off sth phrasal verb
Örnek cümle

A healthy immune system can fight off most common infections.

Sağlıklı bir bağışıklık sistemi yaygın enfeksiyonların çoğunu yenebilir.

54Phrasal Verb
shake off sth phrasal verb
Örnek cümle

It took her several weeks to shake off the cough.

Öksürükten kurtulması birkaç hafta sürdü.

55Phrasal Verb
doze off phrasal verb
uyuklamak, uyuyakalmak

Akademik karşılığı: fall asleep

Örnek cümle

Drivers who doze off at the wheel cause thousands of accidents every year.

Direksiyon başında uyuyakalan sürücüler her yıl binlerce kazaya neden oluyor.

56Phrasal Verb
set off phrasal verb
Örnek cümle

The climbers set off before dawn to avoid the afternoon storms.

Dağcılar öğleden sonraki fırtınalardan kaçınmak için şafaktan önce yola çıktı.

57Phrasal Verb
get off (sth) phrasal verb
Örnek cümle

Passengers must get off the train at the last station.

Yolcular son istasyonda trenden inmelidir.

58Phrasal Verb
(biriyle) hemen kaynaşmak, iyi anlaşmak

Akademik karşılığı: get along well

Örnek cümle

The two scientists hit it off at a conference and later wrote a book together.

İki bilim insanı bir konferansta hemen kaynaştı ve sonra birlikte bir kitap yazdı.

59Phrasal Verb
pay off phrasal verb
(borcu) tamamen ödemek; (çaba) karşılığını vermek, işe yaramak

Akademik karşılığı: settle; succeed

Örnek cümle

Years of research finally paid off when the vaccine was approved.

Aşı onaylandığında yıllarca süren araştırma sonunda karşılığını verdi.

60Phrasal Verb
sell off sth phrasal verb
Örnek cümle

The government sold off state-owned companies in the 1990s.

Hükümet 1990'larda devlete ait şirketleri elden çıkardı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.