Netfener

back

İngilizce → Türkçe: back

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

My back hurts.

Sırtım ağrıyor.

"back" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

Bodrum has a laid-back vibe.

Bodrum'un rahat bir havası var.

2Kalıp
(konuya) sonra dönmek
Örnek cümle

Let's circle back to this later.

Buna sonra dönelim.

3Kalıp
Örnek cümle

I'll have to get back to you on that.

Bu konuda size dönüş yapmam gerekecek.

4Phrasal Verb
come back phrasal verb
Örnek cümle

I come back home at six.

Altıda eve dönerim.

5Phrasal Verb
back up phrasal verb
Örnek cümle

Back up your photos every month.

Fotoğraflarını her ay yedekle.

6Phrasal Verb
call back phrasal verb
Örnek cümle

I'll call you back later.

Seni sonra geri ararım.

7Phrasal Verb
get back phrasal verb
Örnek cümle

When did you get back from Izmir?

İzmir'den ne zaman döndün?

8Phrasal Verb
pay back phrasal verb
(borcu) geri ödemek
Örnek cümle

I'll pay you back next week.

Sana gelecek hafta geri öderim.

9Phrasal Verb
Örnek cümle

We need to cut back on eating out.

Dışarıda yemeyi azaltmamız gerek.

10Phrasal Verb
push back phrasal verb
Örnek cümle

We had to push back the launch by a month.

Lansmanı bir ay ertelemek zorunda kaldık.

11Phrasal Verb
back out phrasal verb
Örnek cümle

It's too late to back out of the deal now.

Anlaşmadan caymak için artık çok geç.

12Phrasal Verb
back up phrasal verb
Örnek cümle

Can you back up your claim with evidence?

İddianı kanıtla destekleyebilir misin?

13Phrasal Verb
back down phrasal verb
Örnek cümle

Neither side will back down.

İki taraf da geri adım atmayacak.

14Phrasal Verb
hit back phrasal verb
karşılık vermek (eleştiriye)
Örnek cümle

The minister hit back at his critics.

Bakan eleştirmenlerine karşılık verdi.

15Phrasal Verb
hold back sth phrasal verb
Örnek cümle

Poor infrastructure is holding back economic growth in rural areas.

Yetersiz altyapı kırsal bölgelerde ekonomik büyümeyi engelliyor.

16Phrasal Verb
back down phrasal verb
Örnek cümle

The minister refused to back down despite widespread protests.

Bakan yaygın protestolara rağmen geri adım atmayı reddetti.

17Phrasal Verb
back out (of sth) phrasal verb
Örnek cümle

The investor backed out of the deal at the last moment.

Yatırımcı son anda anlaşmadan caydı.

18Phrasal Verb
put back sth phrasal verb
Örnek cümle

The opening of the new hospital has been put back to next spring.

Yeni hastanenin açılışı gelecek bahara ertelendi.

19Phrasal Verb
cut back (on) sth phrasal verb
(harcamayı, üretimi) kısmak, azaltmak

Akademik karşılığı: reduce

Örnek cümle

Many hospitals had to cut back on staff during the financial crisis.

Mali kriz sırasında pek çok hastane personel sayısını azaltmak zorunda kaldı.

20Phrasal Verb
scale back sth phrasal verb
Örnek cümle

The airline scaled back its expansion plans after fuel prices rose.

Havayolu, yakıt fiyatları artınca büyüme planlarını küçülttü.

21Phrasal Verb
trace back to sth phrasal verb
(kökenini) …e dayandırmak, …e kadar izlemek

Akademik karşılığı: attribute to

Örnek cümle

The outbreak was traced back to a contaminated water supply.

Salgının kaynağı kirlenmiş bir su şebekesine kadar izlendi.

22Phrasal Verb
date back to sth phrasal verb
(…e) dayanmak, (…den) kalmak

Akademik karşılığı: originate

Örnek cümle

The earliest written records in the region date back to 3000 BC.

Bölgedeki en eski yazılı kayıtlar MÖ 3000'e dayanıyor.

23Phrasal Verb
fall back on sth phrasal verb
(başka çare kalmayınca) …e başvurmak, …e sığınmak

Akademik karşılığı: resort to

Örnek cümle

When the harvest failed, families fell back on their savings.

Hasat başarısız olunca aileler birikimlerine başvurdu.

24Phrasal Verb
back up sb/sth phrasal verb
desteklemek; (iddiayı) doğrulamak; (veriyi) yedeklemek

Akademik karşılığı: support; confirm

Örnek cümle

The theory is backed up by evidence from several countries.

Teori birkaç ülkeden gelen kanıtlarla destekleniyor.

25Phrasal Verb
keep back sth phrasal verb
(bilgiyi) saklamak, söylememek; (bir kısmını) ayırmak

Akademik karşılığı: withhold

Örnek cümle

The police kept back certain details to protect the investigation.

Polis soruşturmayı korumak için bazı ayrıntıları açıklamadı.

26Phrasal Verb
get back phrasal verb
geri dönmek; (sth) geri almak

Akademik karşılığı: return; recover

Örnek cümle

It may take years for the region to get back to normal.

Bölgenin normale dönmesi yıllar alabilir.

27Phrasal Verb
turn back phrasal verb
geri dönmek, geri çevirmek; (turn back sb) geri göndermek

Akademik karşılığı: return; repel

Örnek cümle

The ship was forced to turn back because of the storm.

Gemi fırtına yüzünden geri dönmek zorunda kaldı.

28Phrasal Verb
roll back sth phrasal verb
Örnek cümle

The new government rolled back many environmental regulations.

Yeni hükümet pek çok çevre düzenlemesini geri aldı.

29Phrasal Verb
get back to sb phrasal verb
(birine) sonra dönüş yapmak, yanıt vermek; (bir konuya) geri dönmek

Akademik karşılığı: reply; return to

Örnek cümle

The company promised to get back to customers within 48 hours.

Şirket müşterilere 48 saat içinde dönüş yapma sözü verdi.

30Phrasal Verb
pay back sth phrasal verb
(borcu, parayı) geri ödemek; (birinden) intikam almak

Akademik karşılığı: repay; reimburse

Örnek cümle

Students usually begin to pay back their loans after graduation.

Öğrenciler kredilerini genellikle mezuniyetten sonra geri ödemeye başlar.

31Phrasal Verb
die back phrasal verb
(bitki) yaprak ve dalları kuruyup çekilmek (kökü yaşar)

Akademik karşılığı: wither

Örnek cümle

Many plants die back in winter and grow again in spring.

Pek çok bitki kışın kuruyup çekilir ve baharda yeniden büyür.

32Phrasal Verb
grow back phrasal verb
Örnek cümle

Some lizards can grow back their tails after losing them.

Bazı kertenkeleler kaybettikleri kuyruklarını yeniden çıkarabilir.

33Phrasal Verb
set back sth phrasal verb
(ilerlemeyi) geciktirmek, geriletmek; (birine) mal olmak

Akademik karşılığı: delay; hinder

Örnek cümle

The fire set back the construction of the stadium by several months.

Yangın stadyumun inşaatını birkaç ay geciktirdi.

34Phrasal Verb
go back on sth phrasal verb
Örnek cümle

Voters were angry when the party went back on its promise not to raise taxes.

Parti vergileri artırmama sözünden dönünce seçmenler öfkelendi.

35Phrasal Verb
look back on sth phrasal verb
(geçmişe) dönüp bakmak, hatırlamak

Akademik karşılığı: recall; reflect on

Örnek cümle

Many people look back on their school years with nostalgia.

Pek çok insan okul yıllarını özlemle hatırlıyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.